Yusufelili Aşık Pervani

Anadolu'da âşıklık geleneğini sürdüren ozanların çoğu ehl-i dil (gönül âşığı), usta malı satanlardan oluşuyor.

Yusufelili Aşık Pervani

ÖNSÖZ

HAK AŞIĞI İSMAİL PERVANI

Mehmet Gökalp

Anadolu'da âşıklık geleneğini sürdüren ozanların çoğu ehl-i dil (gönül âşığı), usta malı satanlardan oluşuyor. Bunların içinde rüyada pîrlerin bâde iç

erek âşık olan Kadirli'den Halil Karabulut, Erzincan'dan Güllühan ve Yusufeli'den İsmail Pervanî Çelik gerçek anlamda Hak ve halk âşıklarıdır.

Prof. Dr. Umay Günay, 1986'da yayınlanan "Âşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi" adındaki kitabında (s. 163-165), Pervanî'yi anlatırken:

"... Bu rüya ilk örneğin unsurlarını ihtiva etmekle beraber çok karmaşık ve çok zengin bir örnektir. Âşık Pervani'nin 19 yaşında iken gördüğü bu rüya eski âşıkların bazılarının isimleri yanında İslâmî bilgi ve menkıbelerden birçok izler taşımakta, hatta Hz. Muhammed, Pervanî'ye bir de mucize göstermektedir. Kurban merasimi, İslâmiyet'teki kurban kesimi ve dağıtımı pratiği yanında Orta Asya av etlerinin itibarlı kişilere dağıtılışmı da düşündürmektedir." diyor ve onun âşık oluşundaki olgu ve olayları Şamanizm törenlerine kadar uzatarak, "Zülâlî'de gördüğümüz kadar bu rüya içinde de sevgili ile deyişme söz konusudur" diye ekliyor.
Yusufeli'nin Okar (Havuzlu) köyüne 1952 yılında gitmiş, Pervanî'nin saz eşliğinde şiirlerini dinlemiş, şiirlerini tesbit ettikten sonra İstanbul'a, üniversiteye tahsil için gittiğimde bunları Türk Folklor Araştırmaları dergisinde (Sayı 19-21, 39 ve 40) yayınlamıştım. Hikâyesi bir hayli rağbet gördü ve

Ali Püsküllü'den tutun da birçok antolojilerde yer aldığı gibi Dergâh Yayınevi'nin "Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi"nde resimli hayat hikâyesi ve

bir koşması yer aldı.

Daha sonra Türk Folkloru, Türk Edebiyatı, Tanıtım ve Türk Dünyası Araştırmaları dergilerinde Pervanî'yi tanıtmaya çalıştım. Bu arada bütün şiirlerini divançe tarzında daktilo ederek bir nüshasını Pervanî'nin kendisine bir nüshasını da Artvin Kültür ve Yardımlaşma Vakfı'na hibe ettim. Ancak bir kitap halinde yayınlamak mümkün olmadı. Taner Artvinlikardeşimiz bu görevi yerine getirirse büyük bir kültür hizmetinde bulunmuş olacaktır.
Çünkü Pervanî öyle sıradan bir âşık değil. Sümmanî'nin devamı niteliğinde ve ondan hiç de geri kalmıyor. Pervanî bir koşmasında şöyle diyor:


Bozuldu dünyanın dem ü devranı 
Gel gönül eyleme cürmü, isyanı 
Rehber Muhibbî'dir, usta Sümmanî 
Bir gün derler Kul Pervanî n'icoldu?


Öldükten sonra, onun Sümmanî ve Yunus'un yolunda bir hayli mesafe katetmiş olduğunu edebiyat tarihçileri takdir edeceklerdir.
Âşıklığa başladıktan sonra eniştemiz Hüseyin Ağa'nın oğlu Osman Çolak'ı yanına sofu (arkadaş) olarak alan ve Narman'ın Samikale köyüne giden İsmail, Sümmanî'nin mezarı başında bir koşma söylemiştir:


Pervanî eyledi derd ü figanı 
Erenlerden almış lütfü, ihsanı 
Âşıkların pîri Baba Sümmanî 
Huzurunda divan durmaya geldim


diyor. Oradan Erzurum'a ve Erzincan'a geçiyor. Güllühan ve ünlü ozan Davut Suları (o zaman Kelâmı mahlasını kullanırmış) ile deyişmeler yapıyorlar. İki âşığı da zor durumda bırakıyor. (Bu karşılaşmaları Türk Folklor Araştırmaları dergisinin 39-41. sayılarında yayınladık. Kitaba girmiş olması sevindiricidir).

Sivas'a geçen Pervanî, yaya olarak oradan Eskişehir'e doğru yola çıkıyor.Ayak tabanları şişliği halde yoluna devam ederken —Osman Çolak'ın Eskişehir'de geçen yıl bana anlattığına göre— bir ağacın gölgesinde oturuyorlar. Pervanî: "Osman kardeşim, biraz sonra buradan kereste yüklü birkamyon geçecek. Onu durdurursan biner. Yola devam ederiz." diyor. Gerçekten de yarım saat sonra 26 (Eskişenhir) plakalı bir kamyon geliyor ve ikisi de bu kamyona binip, Eskişehir'e geliyorlar.

Zülâlî'nin Çifteler'de bulunduğunu haber alınca yanına gidiyor. Zülâlî onu imtihan ediyor ve gerçek bir Hak âşığı olduğunu beyan ediyor.

Pervanî Ankara Radyosu'na İsmail Daimî ve Davut Suları ile gitmiş, "Ne ağlarsın benim zülfü siyahım / Bu da gelir bu da geçer üzülme" diye başlayan türküyü okumuş. Beste onundur. Türk Edebiyatı'nın Temmuz 2000 sayısında yayınladım. Ama Daimî bu türküyü değiştirip, sahip çıkmıştır.
Edebî yönünü araştırsak, Pervanî 20. yüzyılın en büyük ozanı olarak boy verir.
Taner Artvinli kardeşimiz onun değerini biliyor ve emeğini ortaya koymuş bulunuyor. Kendisini kutlarım.

-------------------------------------


Artvin, nüfusuna oranla oldukça fazla sayıda sanatçının yetiştiği  illerimizdendir.   Artvin  genelinde,  resimden karikatüre,  tiyatrodan  sinemaya,  müzikten  edebiyata sanatın her dalında azımsanamayacak sayıda başarılı sanatçılar yetişmiş olup, bunlardan birkaçının ünü yurt dışına taşmış ve uluslar arası bir üne sahip olmuşlardır.
Artvinli âşık, saz şairi, halk şairi ve serbest vezinle şiir yazan şairlerin sayısı ise yüz elli civarındadır. Bunlar arasında edebî açıdan çok güçlü şairler olmasına rağmen ne yazık ki hiçbirisi de layıkıyla tanıtılamamıştır. Örneğin hem Doğu Anadolu'nun en usta saz şairi hem de bir divan şairi olan Yusufelili Huzurî bile hâlâ hak ettiği yerde değildir.

Aşık Pervanî, diğer hemşehrisi meslektaşlarına göre biraz daha şanslıdır diyebiliriz. Çünkü kendi köylüsü olan yazar ve halk şairi Mehmet Gökalp, çeşitli folklor ve edebiyat dergilerinde Âşık Pervanî hakkında yazılar yazıp, şiirlerini yayınlayarak bu değerli âşığımızı edebiyat dünyasına tanıtmıştır. Gökalp, Âşık Pervanî'nin hayat hikâyesi, şiirleri ve karşılaşmalarının yer aldığı bir kitap hazırladıysa da maddî imkânsızlıklar nedeniyle bir türlü yayınlayamadı. Bu eser yıllarca Âşık Pervanî'nin evinde yayınlanacağı günü bekledi...

Son yıllarda yoğun olarak Yusufeli hakkında araştırma ve derlemeler yapıyorum. Bu maksatla 1997 yılının Eylül ayında Eskişehir'e, Âşık Pervanî'yi ziyarete gitmiştim. İki gün evinde misafir olduğum Âşık Pervanî ile âşıklık geleneği, Artvinli âşıklar ve daha pek çok konuda uzun uzun sohbet etmiş, hayat hikâyesini ve karşılaşmalarını kendisinden  dinlemiştim.  Bu arada o güne kadar yazmış olduğu şiirlerinin hemen hemen tümünün   birer kopyasını alarak, Gökalp'in hazırlamış olduğu kitap/dosyayı da incelemiştim.  Şiirlerinin bugüne kadar bir kitap halinde  yayınlanmamış  olması  âşığı  üzüyordu  doğal olarak. Haklıydı. Çünkü Âşık Pervanî, hakkında bir değil birkaç kitap   yazılmayı   hak   eden bir sanatçıydı. Ayrılık vakti geldiğinde Âşık Pervanî'ye, "Senin kitabını yayınlamak inşallah bana nasip olur" dedim ve kitabın yayın hazırlıklarına başladım. Bu sözlerimi birkaç yıl sonra Mehmet Gökalp Bey bana söyledi: "Biz artık yaşlandık. Sen gençsin, bizim görevimizi sen devralacaksın. Âşık Pervanî'nin kitabını yayınlamak da inşallah sana nasip olur."

Mehmet Gökalp'in hazırlamış olduğu dosyadan da yeri geldiğince faydalandım.

Kitap yayına hazırdı artık. Ama aynı durum benim de başıma geldi. Kitabı bastırabilecek para yok.
Kitap, matbaaya gireceği günü beklerken bu yılın Mayıs ayında, Doğu Anadolu ve Yusufeli'ye turistik seyahate çıkmış olan Amerikalı bir çiftle tanıştık: Elizabeth ve Landon Thomas. Âşık Pervanî'nin kitabından söz açılınca, Landon Thomas kitabın baskı masrafını memnuniyetle verebileceğini söyledi ve Amerika'ya döndükten sonra para işini halletti...

Ve kitap okuyucusuna ulaştı. Bu durum karşısında duygulanmamak mümkün değil. Türk dostu, kültür dostu saygıdeğer insan Landon Thomas'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

İşte bu kitabın hikâyesi de böyle...

Âşık Pervanî'nin, edebiyat dünyasında hak ettiği yeri alması ve bu kitabın âşık edebiyatına katkıda bulunabilmesi umuduyla.



Ağustos 2001

Taner Artvinli



Eser: YUSUFELİLİ AŞIK PERVANİ
Yazarı: Taner Artvinli

Yayınevi : Ürün Yayınları
Hatay Sokak 9/19 
Kızılay-Ankara
Tel.: (312) 425 39 20 Fax: (312) 417 57 23

YUSUFELİLİ AŞIK PERVANİ kitabını Chveneburi.Net'ten de temin edebilirsiniz.  kitap@chveneburi.net mail adresine e-mail göndererek ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.