Gürcistan'ın 1. Hükümet Başkanı Noe Jordania'nın Kurucu Mecliste Yaptığı Konuşması

Neo Jordania: Yaşasın Özgür Gürcistan ve Avrupa İle İttifak! “Vatandaşlarım!  İzin verin sizleri tebrik edeyim.  Gürcü halkını tebrik ediyorum, açtığınız bayrakla uluslararası topluluğa dahil olduğunuz, Avrupa halklarının yanında kendinize ait yerinizi aldığınız için tebrik ediyorum sizi.

Gürcistan'ın 1. Hükümet Başkanı Noe Jordania'nın Kurucu Mecliste Yaptığı Konuşması
Chveneburi NET
Chveneburi NET
22 Temmuz 2020 Çarşamba 23:47

Bağımsızlık Toplantısı
Bağımsızlık Toplantısı

Neo Jordania: Yaşasın Özgür Gürcistan ve Avrupa İle İttifak!

Noe Jordania, Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti Hükümeti Başkanı

“Vatandaşlarım!  İzin verin sizleri tebrik edeyim.  Gürcü halkını tebrik ediyorum, açtığınız bayrakla uluslararası topluluğa dahil olduğunuz, Avrupa halklarının yanında kendinize ait yerinizi aldığınız için tebrik ediyorum sizi.

Şu andan itibaren Bundan sonra Gürcü ulusu, büyük milletler tarafından eşitler arasında eşit olarak kabul edilmektedir.

Şu anki hayatımız ve geleceğe giden yolumuz artık arabulucu olmadan Batı'yla iç içe geçmiş durumdadır ve hiçbir güç bu birlikteliği bozamaz.

Ve bu büyük tarihi olayı tek bir şarta borçluyuz: Gürcü halkının açık iradesi ve aynı bayrak altında, aynı düşüncede birleşmesi.

Yüz yıl önce Gürcistan feodal çekişmeler yüzünden yıkılmış olsaydı, bugün Gürcistan demokratik birlik ile yeniden canlandırılmaya çalışılırdı.

Gürcistan düştüğünde, tasada ve kederde birleşmiş tek beden olarak varlık gösteremiyordu. Krallar birleşik tek bir anavatan inşa etmekte başarısız olmuşlardı.

Günümüzün Gürcistan'ı, yeniden ayağa kalkarken tasada ve kederde ayrılmaz şekilde birbiriyle kaynaşmış bir bedeni temsil ediyor. Demokrasi birleşmiş anavatanımızı inşa etti.

Gürcistan’ın düşüşüyle birlikte kralların tahtı düştü, feodal beylerin yetkisi düştü.

Gürcistan'ın dirilişiyle, Gürcü halkı yükseldi ve demokrasi yönetimi galip geldi.

Halk, kralların israf ettiklerini geri kazandı, özgürlüğünü kazandı ve halk devletini, halk düzenini, halk tarafından yönetilmeyi yarattı.

Avrupa'nın gözü önünde durup kararını bekleyen yeni Gürcistan böyledir. Buraya sadaka dilenmeye değil, hakkımızı almaya geldik. Seni buraya hangi rüzgâr attı?  Şöyle cevap verdik: İki bin yıllık bir kültür, güzellik ve doğa zengini bir ülkeyi devam ettiriyoruz; işleyen demokratik düzeni, yaratıcı demokrasiyi getiriyoruz ve Asya'nın bu ön odasında hak ettiğimiz yeri talep ediyoruz. Bizler zorunlu bir bölge haline gelecek insanlar değiliz; kendi yetkimizi taşırız, kendimizin efendileriyiz (alkışlar, alkışlar…) ve kanıt sunabiliriz; sadece kelimelerle değil, iyi niyetlerimizle de değil, yorulmak bilmez devlet teşekkülümüzün kanıtlı ıspatlı belgeleriyle, kanıt sunabiliriz.

Bağımsızlık Bildirgesi
Noe Jordania tarafından 14 Ocak 1920 'de yapılan konuşmanın metni; Gürcistan Ulusal Parlamentosu Kütüphanesi'nden alınmıştır.

Sözlerimiz ve eylemlerimiz ilk olarak İşçi Demokrasisi tarafından alkışlandı, çünkü Lucerne'de bağımsız bir Gürcistan olarak tanındık [alkışlar] Ve şimdi, aylar geçtikçe, yönetici sınıflar da Paris Konferansı'nda aynı sonuca vardılar. Tereddüt etmeden söyleyebilirim ki, geçen yıl Konferans Gürcistan için gördüğü gibi böyle bir uzlaşma görmedi.

İşçiler orada, Lucerne'de toplandıysa, eyalet temsilcileri Paris'te görüştüler. Gürcistan söz konusu olduğunda, her sınıf, her parti, her ulus aynı dili konuşur.

Burası Büyük Britanya – kültürün, büyük endüstrinin ve serbest ticaretin anavatanı.

Burası Fransa - Büyük Devrimin doğduğu yer ve insan haklarının ilk öğrencisi. İşte Amerika Birleşik Devletleri - görkemli demokrasinin ve politik hünerin anavatanı.

İşte muhteşem İtalya – antik ve yeni uygarlıklar arasında yaşayan köprü, güneşi çok sıcak ve insanları bizim insanlarımız gibi, kıpır kıpır hepsi. Ve tüm bu uluslar, yeni doğmuş ulusumuzun vaftizindeki rollerini kabul ederek arkadaş olarak ellerini elimize uzattılar.

Sayın Beyefendiler! Gurur duyabiliriz. Nadir yaşanan bir şey oldu: tüm Avrupa, partiye ve sınıfa bakmaksızın bizimle tek bir sesle konuştu: doğum gününüz kutlu olsun, hoş geldiniz! Ve gerçek bir Avrupalı olarak bize sunulan bu nimete sadık kalacağız.

Ve bizi bugüne getiren politikaları takip edersek, şu ana kadar yürüdüğümüz sağlam yolda yürürsek bunu başarırız…

Bizim etrafımızda büyük olaylar yaşandı ve yaşanmaya devam edecek. Seçtiğimiz bu yolda yanılmamayı, güçlü olmayı, büyük düşünmeyi kendimize borçluyuz. Sovyet Rusya'nın bize askeri ittifak teklif ettiğini biliyorsunuz. Kesinlikle hayır dedik. Bizim cevabımızı okumuş olmalısınız.

Böyle bir ittifak ne anlama gelir? Bu, Sovyetler’in dağılıp yeni müttefiklerini aradıkları Doğu'ya yönelmeleri gibi, bizim de Avrupa ile bağlantıyı koparmamız anlamına geliyor.

Batı ya da Doğu; bize yöneltilen soru budur ve bu soruda tereddüt edemeyiz. Her zaman Batı'yı seçtik ve seçmeye de devam edeceğiz. Bolşevikler Doğu'ya bağlı kaldılarsa bunun tek sebebi Batı'nın onları tanımayı reddetmiş olmasıdır.

Şimdi Gürcistan ve Rusya'nın yollarının da bu konuda farklı olduğunu görebilirsiniz. Rusya Asya'ya doğru ilerlerken bizim yolumuz bizi Avrupa'ya götürür. Biliyorum, düşmanlar emperyalistlerin tarafını tuttuğunu söyleyecekler! Ama tereddüt etmeden söylüyorum: Doğulu fanatiklerle olmaktansa batılı emperyalistlerle durmayı tercih ederim! [uzun alkışlar].

Sayın Beyefendiler, bilimin temel kavramlarını unutmayalım, boş konuşmalarla kör olmayalım ve kafamız karışmasın. Temel şey, çalışan insanların umutlarını kültüre bağlamasıdır, barbarlığa değil. Onlar kendilerini her şeyden tecrit etmiş Asya’nın değil kapitalist toplumun mirasçılarıdır, İşçi sınıfı emperyalist yönetim altında yarattıkları zenginliklerin hakkını talep ediyor. Ancak bunlar, Avrupa endüstrisinin ve Avrupa fikirlerinin ilkelerine tamamen bağlıdır. Peki şimdi kendimizi barbarlığa sürüklenirken görebilir miyiz? Hayır, oraya gitmeyeceğiz, bu yol daha sola gidiyor gibi görünse bile. Tam tersine, Sovyet Rusya'ya şöyle diyeceğiz: “Avrupa'ya geri dön, demokrasiyi kucakla, bir Avrupa ulusu ol!”

Sayın Beyefendiler, politika sonuçlarına göre belirlenir. En iyi politika en iyi sonuçları verendir ve bizim politikamız, bizim yolumuz bizi zaferden zafere götürdü.

Cephe parçalandığında dağıtılmış ordular tarafından tahrip edilmekten bizi kurtardı.

Bizi Osmanlılar tarafından fethedilmekten kurtardı.

İç çekişmelerden ve anarşiden kaçınmamıza yardımcı oldu.

Bu, devrimin tüm kazanımlarını korumamıza yardımcı oldu.

Bizi yabancı maceracılıktan korudu, komşularımızla ittifak sağladı.

Bu bizi uluslar ailesine getirdi. Bu denenmiş yolu terk etmeyeceğiz ve işgalcilere karşı kendimizi el ele savunacağız.

Kendimizi ve sınırlarımızı koruyacağız. “Eğer kendimiz olursak, terk edilmeyiz.”Yaşasın Özgür Gürcistan ve Avrupa İle İttifak!”

[Alkışlar, alkışlar]


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.