7 Nisan Cumartesi Günü Gebze Öğretmen
Evi çok sıcak bir buluşmaya tanıklık etti. Oldukça ilgi gören
buluşmaya beklenenden fazla katılım oldu. Organizasyonun yapıldığı mekân
konuklarla dolup taştı. 500’e yakın konuğun katıldığı gecede, 350 kişilik
kapasiteye sahip restoranda ek masalar açılarak konukların geriye dönmemeleri
sağlandı. Gecede, çevre illerin yanında yurdun birçok yerinden, gelen konuklar
vardı. Uzun süre birbirlerini göremeyen dostlar gecede bir araya gelmenin
mutluluğunu yaşadılar.
Gecenin hazırlanmasında başından sonuna büyük emek harcayan Uğur Tanıyan
Çveneburi Buluşması’nın sunum konuşmasını şu şekilde yaptı;
“Dzvirpaso stumrebo! Kıymetli dostlar!
Gamarcoba! Merhaba!
Çveneburi Buluşması’na Hoş geldiniz!
Neden
Çveneburi buluşması? Bildiğiniz gibi Türkiye de Gürcüce sözlükte sıradan bir
kelime iken bu gün Gürcü veya Kartveli kelimesinin bile nerdeyse önüne geçecek
kadar çok kullandığımız “Çveneburi” tanımlaması, bizden, bizim
olan anlamını içeriyor. Bu kelimenin sıcak ve samimi anlamını bize Ahmet
Özkan (Melaşvili) ve arkadaşlarının çıkardığı Çveneburi
Dergisi daha bir sevdirdi. Sonrasında Türkiye Gürcülerinin ilk web
sitesinin adı da Chveneburi.Net (www.chveneburi.net) oldu. Ve
Türkiye Gürcülerinin internette de olsa ilk Gürcüce radyonun ismi de
“Radyo Çveneburi” olunca biz bu isimle buluşmalarımızı
adlandırmak istedik. Sanırım doğrusunu da yaptık ve bu buluşmalarımızın
geleneksel hale gelerek devam etmesini istiyoruz.
Daha bu gecenin
organizasyon aşamasında tanıdığımız siz değerli dostlarla bu tanışmamızı nasıl
kaynaşmaya çevirebiliriz? Nasıl kurumsallaştırabiliriz sohbetlerine başladık.
Arayı soğutmadan yapacağımız bu buluşmalar bizlere ne getirecek veya neler
beklemeliyiz? Herkesin bu konuda farklı beklentileri ve düşünceleri muhakkak ki
olacaktır. Aramızda Artvin’den, Ankara’dan, Ordu’dan, Ünye’de,
Fatsa’dan, Giresun’dan, Sinop’tan, İzmir’den, Balıkesir’den, Yalova’dan,
Orhangazi’den, İznik’ten, Gölcük’ten İzmit’ten ve İstanbul’un, yani
yurdun her bir köşesinden gelen arkadaşlarımız var.
Beklentilerimizi paylaşmalı ve hayata geçirmeliyiz: Marmara
bölgesinde önemli sayıda olmamıza rağmen buna denk düşen, kültürel, folklor ve
her alanda dayanışma içerikli bağlarımız zayıf. Yaşlılarımız artık torunlarına
kendi dilleriyle hitap edemez halde. Ninelerimizden duyduğumuzda mest olduğumuz
“çemo şvilo”, “çemo kukulo”, “çemo kargo”, “çemo lamazo” vb.. sözlerini daha az
duyuyoruz. Ağıt yakan ninemize boş gözlerle bakan ve içi yanarken söylediklerini
anlamayan bir nesil yetişiyor. Bu hepimizin yarası. Herkes bu durumdan
şikâyetçi. Ama ne yapmak lazım? Nereden başlamak lazım?
Bu konuda konuşacak, tartışacak birebir ortamlarımız maalesef çok az.
“Derdini söylemeyen dermanını bulamaz” sözünden hareketle derdimizi paylaşacak,
söyleyecek ortamları daha çok oluşturmalıyız. Duygu birlikteliği, kader birliği
ile bizde Türkiye gökkuşağında, çiçekleri arasında kendi rengimizle, kendi
kokumuzla biz de yer alabilmeliyiz. Gürcü kültürünü tüm Türkiye’ye tanıtabilmeli
ve sevdirebilmeliyiz. Bu nedenle de öncelikle bizler bunları öğrenebilmeli ve
öğretebilmeliyiz. Bu fikir ve duygularla Çveneburi buluşmalarımıza sahip çıkarak
gelenekselleştirmeliyiz. Yılda 3 kez bir “Çveneburi
Buluşması” ve bir de “Büyük Çveneburi Buluşması”
düzenlemek için kollarımızı sıvadık. Herkesin destek ve katılımının devamını
bekliyoruz
Bir an önce aramızda “Çveneburi” olan her şey ve
herkesle güçlü bağlar kurulmalı. Zengin bir geçmiş mirasımızın dünyada ve
ülkemizdeki gelişme ve çeşitlemelerle yok olmasına göz göre göre izin vermemeli,
seyirci kalmamalıyız. Dünyada büyük saygınlık kazanmış Gürcü kültürü ve
folklorumuzu, müziğimizi, dilimizi öğrenmeli, öğretmeliyiz. Geç olmadan bir
kampanya ile bayram havasında değerlerimize sahip çıkmalıyız.
İşte tüm bu amaçlarla www.chveneburi.net, www.imerhev.org ,
“Radio Çveneburi” olarak sürdürdüğümüz çalışmalara destek olan ve
katılımlarını esirgemeyen siz değerli dostlarımıza sonsuz teşekkürler. Ayrıca
Gürcü olmadığı halde kültürümüzü seven, ilgi duyup gelen ve destek veren,
aramızda bulunan arkadaşlarımıza, dostlarımıza ne kadar teşekkür etsek azdır.
Sevgili dostlar, sizin gibi dostlara sahip olduğumuz, sizlerle bir arada
yaşadığımız ve birlikte olduğumuz için çok mutluyuz..
dzvirpaso
stumrebo, kartvelebo! didi madloba mobzanebisatvis! didi madloba rom çventan
ertad xart!”
“Çveneburi Buluşması”nın açılışını “Radyo Çveneburi”
kurucularından Soner Oral (Soso Çivadze)
yaptı. Soner, “İmerhev” adlı şiiri okudu. Artvin’e ait
Gürcüce ezgileri seslendiren Ayşe Oral’a (Mtvarisa
Çivadze), tulumda Rasim Erkan,
akordeonda Gündoğan Meydan ve klavyede
Ekrem Cincil’den oluşan grup eşlik etti. Ezgiler
konukları Artvin’e götürdü. Hep beraber Artvin’in havasını
soluduk.
Yıllar sonra bir araya gelen eski okul arkadaşları
Şair–Çevirmen Hüseyin Uygun ve Şair–Çevirmen
Eşref Yılmaz Gürcüce ve Türkçe okudukları şiirlerle
geceye renk kattılar. Hüseyin Uygun ve
Eşref Yılmaz’ın okudukları şiirlerine konuklar
alkışlarla karşılık verdiler.
Gecede, Gürcü kültür dergisi “Pirosmani”nin
emektarları da tam kadro hazır bulundu. Pirosmani masasında yapılan sohbetler
genellikle dergi üzerineydi. Söylenen şarkıların kendilerinde yarattığı coşkuyu
horon oynayarak gösteren Pirosmaniciler, renkli görüntüler yarattılar. Pirosmani
Dergisi adına Yazar Kevser Ruhi kısa bir konuşma
yaptı. Kevser Ruhi konuşmasında “Değerli Konuklar,
Mayıs ayı içinde çıkarmayı planladığımız Gürcü kültür dergisi Pirosmani’nin son
hazırlıklarını tamamladığımız haberini sizlere duyurmak istiyorum” diye
sözlerine başladı. İlgi ile karşılanan bu müjde konukların yoğun alkışları ile
desteklendi.
Gecede, Macahel Vakfı yönetim kurulu üyelerinden,
Başkan Salih Yıldız, Başkan Yardımcısı
Bahattin Sarı, Genel Sayman Nihat
Özder, Üyeler Hasibe Özkan ve
Meryem Orhan Güner ve bir grup Maçahelili aynı masada
buluştular. Macahel Vakfı Başkanı Salih Yıldız da
gecede kısa bir konuşma yaptı. Salih Yıldız
konuşmasında “Bize kimse kültürünüzü yaşamayın diye baskı yapmıyor, her zaman bu
kültürle gurur duyduk her zaman kültürümüzü yaşamanın sevincini yaşadık,
herkesin kültürümüzü yaşamasını istiyoruz. ” dedi.
Gecede, Türkiye’nin ilk Gürcüce yayın yapan internet radyosu
“Radyo Çveneburi” ekibi de gecede kendini tanıttı.
Artvinli sanatçı İbrahim Özbayrak Türkçe ve Gürcüce
şarkılar seslendirdi. Vahtang Makalatia, İbrahim
Özbayrak’a klavyesi ile eşlik etti ve vokal yaparak da
sahnede sanatçıya destek oldu.
Kafdağı Müzik Topluluğu üyeleri İberya
Özkan, Kenan Yaşar, Mücahit Sahancı izleyenleri kendinden geçiren
mini bir konser verdiler. Çok sesli Gürcü şarkıları izleyenleri Gürcü müziğinin
derinliğine götürdü. Verdikleri küçük konserden sonra İberya
Özkan’ın daveti ile sahneye çıkan Bayar
Şahin, grup üyeleri ile birlikte konsere devam etti. Şarkılarına,
Megrelce “Çela” parçası ile başlayan Bayar Şahin, daha
sonra söylediği hareketli parçalarla izleyenleri coşturdu.
Çveneburi Buluşması’nda Gölcük Kafkas
Derneği Folklor Ekibi üyeleri de katıldı. Gürcü halk oyunlarını
sahnede sergileyen ekip üyeleri izleyenlerden bol bol alkış aldı. Sahnede
“patrebi” de vardı. Uğur – Maia Tanıyan (Zubienti)
çiftinin oğlu Davit İmer Tanıyan ve 5 yaşındaki
Zülal Işık Ertekin sahnede dansları ile izleyenleri
coşturdular.
İmerhev Müzik ve Folklor Grubu’nun gösterisi geceye
apayrı bir güzellik kattı. Konukların sıklıkla alkışladıkları gösteri
davetlileri coşturdu.
Çveneburi Buluşması, daha sık birlikte olunması,
çok kültürlülüğün renklerinden biri olan Gürcü müziklerinin, danslarının,
dilinin kısacası kültürünün yaşatılması dilekleri ile sona
erdi.
Çveneburi Buluşması (2007, Gebze)



































