Şavşat-İmerhevi"de Yaşayan Gürcülerin Bir Yılı -2-

Şavşat-İmerhevi'de Yaşayan Gürcülerin Bir Yılı -2-

Şavşat-İmerhevi"de Yaşayan Gürcülerin Bir Yılı -2-

Şavşat-İmerhevi'de Yaşayan Gürcülerin Bir Yılı -2-

Kenan YAŞAR (URBENİDZE) 
kenbiroz@mynet.com

        
Nisan-Mayıs Aylarında Neler Yapılır?
       
Toprağın yüzünü saran beyaz örtü, hiç kalkmayacakmış gibi gelir insana Zemheride, Karakışta. Kimi zaman kalınlığı üç metreyi bulan karın, doğa üzerindeki egemenliği yavaş yavaş sona ermektedir bu aylarda. Sadece, gösterişli dağların yamaçlarındaki nankeriler (yüksek yamaçlarda ya da az güneş alan yerlerde kar birikintisi) direnebilmektedir. Nisan’da yeniden tomurcuklaşmıştır elma ve kiraz ağaçları. Koyun kuzu meleşmeye başlamıştır yeniden, uyanmaktadır doğa bir kez daha.
       
İnsanlar hararetle, boğaların marifetlerini anlatırlar birbirlerine. Güreş tuttururlar. Yenen, yenilen belli olur. Boğalar, eğer bir düzlükte insanların kontrolünde güreştirlmezse, otlakların uçurumlu bir yerinde güreşebilir ve uçuruma düşebilirler. Boğa güreşleri şenliklerinin doğuşu da buna dayanır. Bazı çevreler tarafından “vahşice” diye nitelenen boğa güreşleri şenliği, aslında çok insancıl bir anlayıştan doğarak gelişmiştir.
Nisan ayında her ailenin yapması gereken iş, tarlalarını sürmek ve ekmektir. Tarlaya öneden getirilmiş ve küçük yığınlar halinde boşaltılmış olan hayvan gübresinin, tarla yüzeyine yayılmasıyla başlanır işe. Bu işi tarlanın sürülmesi takip eder.
       
Tarla (kana) diye adlandırılan toprak parçası, dönümlük arazileri ifade etme imerhevi’de. Küçük toprak parçalarıdır bunlar. Traktör gibi tarım araçlarının kullanımına elverişli değildir genellikle. Ancak son yıllarda, küçük motorlu araçlara iki bıçak takılarak sürüm yapılmaya başlanmıştır. Anlatılması gerekense öküzlerin kullanılmasıyla yapılan tarla sürümüdür.
       
Bir çift öküz, uğeli (boyundurluk) denilen özenle yontularak yapılmış kalasın uçlarına koşulur. Boyundurluğun ortasında, aralarında dört parmak mesafe olan iki ağaç çivi vardır. Çivilerin arasına hayvan derisinden yapılan kayış bağlanır. Kayış halka haline getirilir ve zincirle pulluk (kutani) denilen metal araca bağlanır. Yaklaşık yirmi yıl öncesine kadar pulluk yerine -aruna- karasaban kullanılırdı. Böylece tarla sürmek için gereken sistem hazırlanmış olur. 
       
Pulluğun, tutmak için iki elceği ve toprağı devşirmek için de bir bıçağı vardır. Genellikle pulluğu tutan insanlar erkeklerdir. Öküzlerin tarlada düzgün ve paralel doğrular boyunca yürümesi gerekir. Onları sevk ve idare eden kişiler kadınlar olabildiği gibi bazen de çocuklardır. Sevk ve idare boyunduruktaki ağaç çivilerden tutularak yapılır. Ayrıca bu işi yapan kişinin elinde bir de ince çubuk bulunur. Eğer öküzler bu işte deneyimli iseler, pulluğu tutan kişinin aynı zamanda onları idare etmesi mümkündür. Bunun için “kvali babo kvali!” ve “okşi babo okşi!” diye gerektiği yerde seslenmesi yeterlidir. Seslenişlerin birincisi öküzlerin düzgün ilerlemesi, ikincisi de dönüşlerin sağlanması içindir. Bu şekilde tarla sürümü iki kez tekrarlanır. Birinci sürümde ekim yapılmaz. Çünkü toprak yeterince küçük parçalara ayrılmamıştır henüz. İki sürüm arasında yağmurun yağması istenen bir şeydir. Böylece toprak yumuşayacak ekim kolaylaşacaktır. 
       
Ekimin yapılacağ zaman geldiğinde insanlar sevinçli bir telaşa düşerler. Çoluk çocuk yaşlı genç tarlaya neşe içinde gider. Bir an önce toprağa atılmalıdır tohum. Erkenden çimlenmeli mısır (simindi), fasülye (lobiya), patates (kartopi) ve diğerleri. 
       
Çocuklar için de bu mevsimde yapılan işler çok eğlencelidir. Çünkü “tapana binmek” vardır işin ucunda. Tapan (partshi), kalın fındık çubuklarından hasır şeklinde örülmüş bir tarım aracıdır. Tohumu atılmış yapsınlar diye bindirilirler. Onlar da bu durumdan şikayetçi olmayıp güleç yüzleriyle görevlerini yerine getirirler. 
       
Ekin zamanı en çok emek harcayanlar öküzlerdir. Bu nedenle sahipleri onları ödüllendirir ve önceki yazdan kalma otların en iyisinden, en bol çiçeklisinden verir. Bu, bir bakıma minnet duyma, hatta saygı duyma biçimnde gerçekleştirilir. İyi eğitilmiş bir çift öküz bir adam yerine sayılır. 
Mayıs’ta İmerhevi’nin rengini tarif etmek olanaksızdır. Kızılcık ağaçları sarı çiçekleriyle en önde gider. Peşinden erik, kiraz, elma, muşmula ve daha birçok meyve ağacı çiçek açarak tablodaki yerlerini alırlar. Doyum olmaz ıhlamur çiçeğinin kokusuna, gözünü ayıramazsın gördüğün manzaradan. Yeşil, fon oluşturur bu manzaraya.
       
Yöre insanı, birbirin aralıksız izleyen işler yüzünden keyfini çıkaramaz bu güzelliğin. Sırası gelmiştir örneğin çayır temizlemenin. Sulamak için kanalların açılması gerekir. Ormanlarda yıllardır yapılan kesim ve istihsal (ağacın kesilerek sanayiye hazır hale getirilmesi, üretim) çalışmalarının da etkisiyle sel, daha sık görülmektedir. Sel, erezyona neden olduğu gibi, insanların kendi olanaklarıyla büyük emek harcayarak yaptıkları su bentlerini de bozmaktadır. Bentler onarılmalı ve çayıra tarlaya su götürülmelidir. 
       
Kadınlar, tırmıkla (potshi) sonbahardan kalma kuru yaprakları tırmıklarken, erkekler de çayırda suyun dengeli dağılması için küçük arklar (nakadi) kazarlar. Bu işlem aynı şekilde her çayır için yapılır. 
       
Her gün hayvanların otlağa götürülmesi, otlanıp getirilmesi ise bahar aylarında yapılması gereken ayrı bir iştir. Bu işle her aileden bir yetişkinin ilgilenmesi gerekir. Merek (otluk) lerde alap (hayvan yiyeceği) kalmamıştır çünü. Bu durum tarlada çayırda çalışan insan sayısını azalttığından kalabalık aileler bu anlamda şanslı sayılırlar.
       
Hayvan otlatmaya ailenin görüce yaşlı insanları gider ve varsa peşlerine bir de morbed (sağa sola koşuşturan getir götür işlerini yapan kişi) katılır. Morbed sözcüğü genellikle çocuklar için kullanılır. Mayıs’ın sonralıra doğru ise hayvanlar mezralara götürülür.

Çveneburi Kültürel Dergi 
Sayı:54

banner195

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.