Abhazya Tarihi–Erken Dönem (M.Ö 600–M.S 650)

Kafkasya uzmanı antropologlar, arkeologlar ve dil bilimcilerin yanı sıra Kafkasya tarihçilerinin büyük bir kısmı, günümüz Gürcülerinin atalarının Neolitik Dönem’den beri Güney Kafkasya ve Küçük Asya’nın kuzeyinde yaşadıkları konusunda hemfikirdirler. Uzmanlar, kökenleri tam olarak belli olmayan bu toplulukları, Proto–Kartvelgil kabileler (“Kartveli” kelimesi Gürcü dilinde “Gürcü” anlamına gelmektedir) olarak adlandırmaktadırlar.

Abhazya Tarihi–Erken Dönem (M.Ö 600–M.S 650)

Andrew Anderson

Kafkasya uzmanı antropologlar, arkeologlar ve dil bilimcilerin yanı sıra Kafkasya tarihçilerinin büyük bir kısmı, günümüz Gürcülerinin atalarının Neolitik Dönem’den beri Güney Kafkasya ve Küçük Asya’nın kuzeyinde yaşadıkları konusunda hemfikirdirler. Uzmanlar, kökenleri tam olarak belli olmayan bu toplulukları, Proto–Kartvelgil kabileler (“Kartveli” kelimesi Gürcü dilinde “Gürcü” anlamına gelmektedir) olarak adlandırmaktadırlar.

XIX.yy. Avrupalı tarihçilerin (Humboldt, Krettschmer v.s.) bir kısmı Proto–Kartvelgil kabilelerin, aralarında Etrüskler ve Proto–Basklar’ında bulunduğu Avrupa’nın en eski yerel halkları ile dil ve kültür olarak çok yakın oldukları sonucuna varmışlardır. 

Proto–Kartvelgil kabileler, Kuzeybatı’da Zih kabileleri (Günümüz Adige ve Apsua halklarının ataları Proto–Adigeler), Kuzeydoğu’da Proto–Nah kabileleri (Günümüz Çeçen ve bazı Dağıstan halklarının ataları), Güney’de ve Güneydoğu’da ise Proto–Ermeni ve Aramik diller konuşan kabileler ile komşuydular.

Sınırları bu şekilde olan bölge, M.Ö. 2100 ve M.Ö.750 arasında Hititlerin, Keltlerin, Medlerin, Proto–Pers kabilelerinin ve Kimmeryalıların istilasına uğradı. Aynı zaman periyodunda, Proto–Kartvelgil kabilelerin etnik birliği, Svan, Zan ve Doğu–Kartvelgil kabileleri olarak üçe bölündü. Bu durum, günümüz modern Kartvelgil dillerin oluşumunu sağladı. Bu diller, Gürcüce (Doğu lehçelerinden oluşmuştur.), Svanca, Megrelce ve Lazca’dır. (Zan lehçelerinden oluşmuştur.)

Svanlar, bugünkü Svaneti ve Abhazya topraklarında yaşıyorlardı. Zanlar ise günümüz Samegrelo bölgesinde, bugünkü Türkiye’nin kuzeydoğu kıyılarında Kızılırmak ve Çoruh nehri arasında, Gürcistan’ın Guria ve İmereti bölgelerinin bazı bölümlerinde yaşıyorlardı. Günümüzde Kodori vadisinde yaşayan Svanlar ve Abhazya’da yaşayan Megreller, Svanca ve Megrelce’nin yanında Gürcüce de konuşmaktadırlar. 

Kültürel ve coğrafi sınırların belirginleşmesi, Doğu ve Batı Gürcistan’da gelecekte Gürcü kültürünün ve eyaletlerinin çekirdeğini oluşturacak iki büyük bölgenin meydana gelmesi sonucunu doğurdu. (M.Ö. VIII. yy. sonu)

İlk Gürcü devleti Kolhi krallığı idi. Bu krallık, Abhazya’da dâhil olmak üzere günümüz Batı Gürcistan’ını ve günümüz Türkiye’sinin Çoruh ve Rize bölgelerini içine almaktaydı. M.Ö. VI. yy.ın ortalarına ait antik kronikler Kolhi krallığından söz etmektedir. 

Kolhi ve İberya’nın etnik bileşimi konusunda elimizde az bilgi mevcuttur ve kesin bilgi mevcut değildir. M.Ö. 2000’de Kolhi’nin kuzeybatısında, yani bugünkü Abhazya ve günümüz Rusya’sının Krasnodar bölgesinin bir bölümünde sadece Svanlar ve Zanlar/Sanlar yaşamıyordu. Kökenleri henüz tanımlanamayan Apsiller de anılan bölgelerin küçük bir kesiminde yaşamaktaydılar. Apsillerin, günümüz Apsua halkının ataları olduğu düşünülmektedir. Fakat bu kanıtlanamamıştır. Apsua halkı bugünkü Abhazya’da bulunan etnik gruplardan biridir ve Adige dil grubuna ait ayrı bir dil konuşur. Apsiller, anılan dönemde, Kolhi’nin kuzeybatı bölgesinde (günümüz Abhazya’sı) yaşayan nüfusun çok küçük bir kısmını oluşturuyordu.

Antik Kolhi’nin diğer bir önemli etnik grubu da Yunanlılardı. M.Ö. 1000 ve M.Ö. 550 arasında, aralarında Naessus, Pitiys (Pitsunda), Dioscurias, Guenos, Phasis (Poti), Apsaros, Rhizos (Rize) gibi yerlerin de bulunduğu kıyı bölgelerinde ticaret kolonileri kuruldu. Yerel Yunanlılar, Pontik Yunanlılar olarak adlandırılıyorlardı. Etkileri kırsal kesimde kısıtlı olmasına rağmen kıyı kentlerine kültürel olarak hâkimdiler. 

M.Ö. 653 ve M.Ö. 333 arasında Kolhi ve İberya, önce Medlerin sonra ise Pers İmparatorluğu’nun saldırılarına başarıyla göğüs gerdi.

III. yy. sonunda Güney İberya, geniş toprakları bulunan Grek–Makedon İmparatorluğu’nun (Güney Kafkasya, Batı ve Orta Asya, Yunanistan, Mısır ve Hindistan’ın bir bölümü) kurucusu Büyük İskender’in ordularını gördü. Kolhi ve İberya, İskender’in devasa imparatorluğuna ve Ortadoğu’nun Helenistik devletlerine dâhil olmadı. Ancak, antik dönem Gürcü krallıkları, özellikle de Kolhi, antik Yunan kültüründen çok fazla etkilendi. Yunan dili bütün ülkede yaygın bir şekilde konuşuluyordu hatta bir süre resmi dillerden biriydi.

M.Ö. II. yy. başı ve M.S. II. yy. sonu arası dönemde, Kolhi Krallığı ve bu krallığa komşu ülkeler, önemli yerel güçlerden Roma, Ermenistan ve kısa ömürlü Pontus Krallığı arasında meydana gelen uzun ve yıkıcı savaşların arenası durumuna geldi.

M.Ö. 120 ve M.Ö. 63 yılları arasında Pontus Kralı Mithridate Eupator, bugünkü Abhazya’nın üzerinde bulunduğu topraklar da dâhil olmak üzere Kolhi’nin tamamını, Küçük Asya’nın önemli bir bölümünü, Karadeniz’in doğu ve kuzey kıyı bölgelerini ele geçirdi.

Ermeni ve Pontus koalisyonu, M.Ö. 187 yılından M.Ö. 70 yılı arasında, Roma’nın doğu Akdeniz havzasındaki mülklerini ele geçirerek topraklarını genişletiyordu. Ancak Roma karşıtı bu ittifakın başarısı fazla uzun sürmedi. Pompeus ve Lucullus’un parlak seferleri sonucu Pontus Krallığı Romalılar tarafından tamamen yıkıldı. Kolhi de dâhil olmak üzere bu krallığın topraklarının tamamı (günümüz Abhazya’sı da dâhil) Roma vilayeti oldu. Romalılar, eski Kolhi Krallığı’nı yeniden örgütlediler ve başına Romalı bir yönetici getirerek “Lazikum” eyaletine dönüştürdüler. Roma dönemi, ülkenin dil, ekonomi ve özellikle de kültür olarak daha da Helenleşmesi sonucuna damgasını vurmuştur. Örneğin Phasis (Poti) Grek–Latin Felsefesi Akademisi, III. yy. başlarından itibaren Roma İmparatorluğu’nda çok ayrıcalıklı bir konuma sahip olmuştur.

Batı Gürcistan’ın (Abhazya) sonraki 600 yıllık tarihine, Roma ve Pers İmparatorlukları arasında meydana gelen uzun savaşlar damgasını vurmuştur. Adı geçen imparatorluklar, Suriye, Mezopotamya, Ermenistan, Albanya (bugünkü Azerbaycan toprakları), İberya ve Lazikum’un üzerinde bulunduğu toprakların hâkimi olmak için sonu gelmeyen savaşlar yaptılar.

Persler çoğunlukla İberya’ya (Doğu Gürcistan) saldırdılar. Persler, III. yy. sonuna kadar Roma ve daha sonra Bizans (Doğu Roma) yönetiminde bulunan Lazikum (Batı Gürcistan) topraklarına daha az saldırdılar. III. yy. sonlarında Roma eyaleti Lazikum daha özerk bir hale geldi ve bu yüzyılın sonunda tamamen bağımsızlaştı. Yeni “Lazika–Egrisi” Krallığı, Zan, Svan, Apsil ve San prenslikleri üzerinde oluştu. Bu yeni Batı Gürcü devleti 250 yıldan fazla yaşadıktan sonra 562 yılında Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’na dâhil oldu. Lazika, IV. yy. ortalarında Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul etti. Lazika, Doğu Roma İmparatorluğu’na dâhil olduktan sonra yaklaşık yüz elli yıl süren görece istikrarlı bir dönem geçirdi. Bu istikrarlı dönem VII. yy. başlarında Arapların bölgesel bir güç olarak ortaya çıkması ile sona erdi.

Hazırlayan: Yasin Öncü (მსხალაძე)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.